Şer’iyye ve Erkân-ı Harbiye Vekâletlerinin Kaldırılması [9

 

 

3. Şer’iyye ve Erkân-ı Harbiye Vekâletlerinin Kaldırılması

Gazi M. Kemal 1 Mart 1924 tarihinde Meclise hitabında, İslâm dinînin bir an önce siyaset vasıtası olmaktan çıkarılmasını istemiş, bu arada vatanın güvencesi olan ordunun siyaset dışında tutulması gereğine işaret etmişti. Bu direktif doğrultusunda 2 Mart 1924’de Meclis’e verilen kanun teklifinde, bu iki vekâletin ilga edilmesi, elli milletvekili imzasıyla istenmekteydi. Yasanın gerekçesinde “din ve ordunun siyaset cereyanları ile ilgili olması bir çok sakıncalar taşındığından, kaldırılmaları ve evkafın bütün mallarının millete maledilmesi” öngörülmekteydi. Yasa ondört maddeden oluşuyordu.

Yasanın 2. maddesine göre Şer’iyye ve Evkaf vekâleti kaldırılmaktaydı. Onun işlerini Başbakanlığa bağlı Diyanet İşleri Reisliği yönetecekti. Ülke dahilindeki bütün cami, mescit, tekke ve zaviye idaresi, bunların personelinin tayin ve azilleri bu makam tarafından yapılacaktır. Evkaf işleri de bir umum müdürlük olarak Başbakanlığa bağlanmıştır.

Erkân-ı Harbiye-i Umumiye Vekâleti kaldırılmıştır. Onun yerine, barışta Reisicumhur’a vekâleten orduya kumanda etmek üzere, en yüksek askerî makam olarak Erkân-ı Harbiye-i Umumiye Reisliği ihdas edilmiştir. Bugünkü deyimi ile Genel Kurmay Başkanlığı, görevinde bağımsızdır. Genel Kurmay Başkanı, Başbakan’ın teklifi ve Cumhurbaşkanının tasdikiyle atanır. Türkiye Büyük Millet Meclisi karşısında askerî bütçenin sorumluluğu Millî Savunma Bakanlığına aittir.

Yasa 3 Mart’ta Meclis’te kısa bir tartışmadan sonra kanunlaştı.

Şer’iyye ve Evkâf Vekâleti’nin kaldırılmasıyla devlet idaresi laikleşme yolunda önemli bir aşama yapıyordu. O zamana kadar yapılan yenilik hareketlerinde başlıca engelleyici unsuru teşkil eden ulemanın elinden en etkin silâhlarını alıyordu. Şer’iyye mahkemelerinin ilgası, medreselerin kapatılması, bu tabakanın etki alanını alabildiğine daraltıyordu.

Genel Kurmay Başkanlığı’nın Bakanlar Kurulu dışına alınmasıyla ordu politika dışına alınmış oluyordu. Daha sonra değinileceği gibi, Kasım 1924’’e milletvekilliği ile askerî görevlerin birleşemeyeceği ilkesi benimsenmiş ve uzun yıllar cumhuriyet yönetiminde titizlikle muhafaza edilmiştir.

 

Prof. Dr. Abdurrahman Çaycı

Yorum Yaz