Mustafa Kemal Paşa Doğu Cephesi’nde (1) [9]

Aşığıdaki yazı bir araştırmanın kısa bir bölümüdür.Aşağıdaki bölümü okumadan önce "TÜRKİYE’Yİ YENİ UFUKLARA TAŞIYACAK BİR LİDERİN DOĞUMU VE YETİŞMESİ [1]" sayfasını okumanızı  öneririm.Diziyi [ ] sıralamasını takip ederek okumanız daha yararlı olacaktır. Saygılarımla.

 

Mustafa Kemal bazı sebeplerle hava tebdili alarak İstanbul’a gelir. Kısa bir süre dinlendikten sonra Sofya’ya eski arkadaşı Fethi Bey’in yanına gider. Orada iken Çanakkale’den Edirne’ye nakledilen 16 Kolordu Komutanlığına atanır (14 Ocak 1916). Ocak ayı sonlarında görevine başlar. Kolordu’nun Galiçya’ya gitmesi bahis konusudur. Ancak Doğu cephesinde ciddi sıkıntı vardır. İngiliz ve Fransızların Gelibolu’dan çekileceklerini anlayan Ruslar o bölgedeki güçler doğuya gelmeden sonuç almak maksadıyla saldırıya geçmişlerdir. III. Ordunun tuttuğu cephe 11 Ocak 1916’da yarılır. 16 Şubat’ta Erzurum düşer. Ruslar Of – Bayburt – Mamahatun hattına dayanırlar. Cephenin güneyinde Muş ve Bitlis de işgal edilmiştir. Durumu düzeltmek ve Erzurum’u kurtarmak amacıyla II. Ordu Doğuya kaydırılır. 16. Kolordu II. Orduya bağlıdır. Mustafa Kemal bir ay kadar süren bir yolculuktan sonra görev yerine ulaşır. Yolda iken 27 Mart 1916’da generalliğe terfi şifresini alır40. Mustafa Kemal, Bitlis Cephesi’ne yönelirken, bazı subayların yollarda soyulmaları üzerine, suçluları derhal tespit ettirip Harp Divanı’na vererek şiddetle cezalandırır. Bu enerjik tutumun neticesi olarak cephe gerisinde asayişsizlik hareketleri görülmez. Doğu cephesinde Mustafa Kemal’in amacı Bitlis ve Muş’un kurtarılmasıdır. Karşılıklı ilerleme ve gerilemelerden sonra gerekli hazırlıkları yapan Mustafa Kemal 2 Ağustos’da saldırıya geçer. 7 Ağustos’ta Muş, 8 Ağustos’da Bitlis kurtarılır. Cephenin bu kısmına nisbî bir istikrar gelir.

Mustafa Kemal Paşa II. Ordu Komutanı Ahmet İzzet Paşa’nın izinli olduğu 13 Aralık 1916’dan 2 Ocak 1917 tarihine Ordu Komutanına Vekâlet eder. Bu vesile ile ilk defa olarak İsmet Bey’le (İnönü) beraber çalışmak ve onu yakından tanımak, tartmak imkânını bulur. Burada ikisi arasında başlayan dostluk hayatlarının sonuna kadar sürüp gider.

Mustafa Kemal 17 Şubat 1917’de Hicaz  Kuvve-i Seferiye Komutanlığına, ordu komutanı yetkisi ile IV. Ordu emrinde olmak üzere atandı. Paşa atandığı görevin mahiyetini öğrenmek için Şam’a gelir. Yol boyunca ve Şam’da, IV. Ordu Komutanı ve Bahriye Nazırı olup Suriye’yi kral naibi  gibi geniş yetkilerle şaşaalı ve debdebeli bir şekilde yöneten Cemal Paşa’nın misafiri olur. Mustafa Kemal Paşa yaptığı incelemeler sonunda Hicaz’ın savunulamayacağını, Suriye Cephesi’nin tehlikeli durumu sebebiyle, Hicaz’daki kuvvetlerin de Suriye’ye getirilmesi gerektiğini, cephenin o günkü haliyle “Hicaz Seferi Kuvvetler Kumandanlığını” asla kabul edemeyeceğini Başkumandan Vekili Enver Paşa’ya bildirir. Enver Paşa cevabında İstanbul’dan Şam’a hareket etmek üzere olduğundan kendisinin beklenmesini ister41. Görüşme sonucu görev iptal edilir ve Mustafa Kemal vekâleten II. Ordu Komutanlığına atanmıştır. Cephedeki II. ve III. Ordulardan Kafkas Ordular Grubu Komutanlığı oluşturulur. Grubun komutanlığına Ahmet İzzet Paşa atanır.

1917 ilkbaharında Rusya’da ihtilâl başlamıştır. Bir süre sonra bunun etkileri Rus askerleri arasında görülmeye başlar. Netice olarak Doğu cephesinde tehlike azalmaya yüz tutar. Buna karşılık Irak Cephesi tehlikeli bir duruma girer. Zira İngilizler 1917 Martında Bağdat’ı almışlardır. Enver Paşa Asya cepheleri durumunu görüşmek üzere Kafkas Orduları Grup Kumandanı Ahmet İzzet Paşa, IV. Ordu kumandanı Cemal Paşa, II. Ordu Kumandanı Mustafa Kemal Paşa ve VI. Ordu Kumandanı Halil Paşa ile Halep’te görüşür (24 Haziran 1917). Toplantıda Kafkas Cephesi’nin takviye edilerek, savunulmada kalınması, Suriye Cephesi’nde düşünülmekte olan taarruzdan vazgeçilmesi, buna mukabil Irak Cephesi’nde harekete geçilmesi ancak mevcut kuvvetlerle bunun mümkün olup olamayacağı üzerinde durulması kararlaştırılmıştır.

İşte bu toplantıdan sonra Bağdat’ı kurtarma harekâtında VI. Ordu ile işbirliği yapmak üzere, VII. Yıldırım Ordusu adıyla seçme bir ordunun kurulmasına Başkumandanlıkça lüzum görülmüştür. Esasen Enver Paşa bu iş için Almanya’dan yardım istemiş, bir tugay kadar Alman askeriyle General Falkenhayn’ın42 gönderileceği vaadini almıştır. Alman Generali Osmanlılar hesabına borç yazılan 5.000.000 altın ile İstanbul’a gelir. Ordular Grup Karargâhı tamamen Almanlar’dan oluşmaktadır. Karargâhta her türlü muamele Almanca olarak yapılmaktaydı. Kendisine mareşal ünvanı ve rütbesi verilen General Falkenhayn her ne kadar ara sıra Osmanlı üniforması giymekteyse de karargâhtaki bütün Alman Subayları Alman üniformasını giymekteydiler.

Yıldırım Grubuna Iraktaki VI. Ordu ile teşekkül halindeki VII. Ordu dahildir. Bunlara Filistin cephesinde bulunan VIII. Ordu da katılmıştır.

Kurulması kararlaştırılan VII. Ordu Komutanlığı Mustafa Kemal Paşa’ya teklif edilir. Anlaşıldığına göre bu atamanın yapılmasını isteyen Grup Komutanı Falkenhayn’dır. Çünkü Enver Paşa, önce Vehip Paşa’yı teklif eder. Alman Generalinin ısrarı üzerine 1 Temmuz 1917’de Mustafa Kemal Paşa’ya VII. Yıldırım Ordusu Komutanlığını “Hevesle yapmaya hazır mısınız?” diye sorar. Durumunda tuhaflık olduğunu sezen Paşa, derhal verdiği cevapta, teklif edilen VII. Ordu Komutanlığını “Tarafınızdan uygun görülen her görevi vatanın yüksek yararlarına uygun düştüğüne inandığın için bütün heves ve vicdanımla yapacağım” şeklinde cevaplandırır. Ancak olumlu cevap 4 gün sonra alınır43. Mustafa Kemal Paşa VII. Ordu Karargâhını oluşturmak üzere yaverleriyle İstanbul’a gelir. Bir ay kadar bir süre hazırlıktan sonra, Halep’e ordu karargâhına döner. Grup Komutanı ile Ordu Komutanı arasındaki temaslar normal seyrini takip ederken kısa bir süre içinde ilişkiler çatışmaya dönüşür. Bu sürtüşmenin çeşitli nedenleri vardır. Bunların en başında geleni, Mareşal Falkenhayn’ın Türkleri küçümsemesi, çok geniş yetkili bir sömürge idarecisi gibi davranmasıdır. Osmanlı hükümetine borç yazılan altınlar, yörede etkili şahıslara dağıtılmakta, bunlar Almanya hesabına kazanılmaya çalışılmaktaydı. Millî Egemenlik ve gurur konularında son derece hassas olan Mustafa Kemal Paşa’nın buna göz yumması mümkün değildi. Mustafa Kemal Grup Kumandanına Alman subaylarının Arap Şeyhleri ile doğrudan temas etmeyip ordu kanalıyla hareket etmeleri gerektiğini hatırlatır. Falkenhayn bunu dikkate almaz, netice olarak iki komutan arasında normal ilişki sağlamak imkânı kalmaz. Diğer taraftan bölgede alınacak tedbirler konusunda da görüş ayrılığı vardır. Yıldırım Grubu Irak’ı hedef alarak kurulmuştur. Ancak bunun olumlu sonuç vermesi için önce Sina Cephesinin güven altına alınması gerekçesiyle VIII. Ordu  da Mareşal’a bağlanmıştır. Böylece Falkenhayn, bölgenin tek hâkimi durumuna girmiştir. Millî çıkarlar konularında son derecede hassas olan Mustafa Kemal, ülkeyi bir Alman sömürgesi haline getirmeye yönelik bu hareketlere kayıtsız kalamazdı. Falkenhayn’ın almayı düşündüğü siyasî ve askerî tedbirleri ile mutabık değildir. Her zamanki medeni cesareti ve berrak zekâsı ile durumu bütün çıplaklığı ile 20 Eylül 1917’de Başkumandan Vekili Enver Paşa’ya ve Bahriye Nazırı Cemal Paşa’ya bildirir. Raporun bir sureti Sadrazam Talat Paşa’ya, İttihat ve Terakki’nin ileri gelen simalarına bilgi için sunulur. Bu raporda özetle şu görüşler dile getirilmiştir.

 

Prof. Dr. Abdurrahman Çaycı

 Not:

Değerli Arkadaş,

Lütfen bu yazıyı elektronik posta yoluyla arkadaşlarınıza, çocuklara, gençlere gönderiniz.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün yaşamı, düşüncesi, eylemleri hepimizi aydınlatsın.

Saygılarımla                                                                                                                                                                                   

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !